Yeni Üye |  Üye Girişi |  Sipariş Takibi |  Favorilerim |  Detaylı Arama |  Yardım |  Bize Ulaşın |  Şifremi Unuttum
     
Google+ FaceBook Twitter
 
 
Popup

adet sepetinize eklenmiştir.

Toplam Fiyat:
KitapBulan > Kitap > Çizgi Kitabevi > Katherine Mansfield'in Kısa Öykülerindekadın İmgesi Ve Karakter Betimlemeleri
Katherine Mansfield'in Kısa Öykülerindekadın İmgesi Ve Karakter Betimlemeleri
Künye
ISBN: 9786051960661
Yazar Adı: Mehmet Başak Uysal
Yayıncı: Çizgi Kitabevi
Dil: Türkçe
Cilt: Karton
En (cm): 13,5
Boy (cm): 21
Kağıt Cinsi: 2.Hamur
Sayfa Sayısı: 368

Katherine Mansfield'in Kısa Öykülerindekadın İmgesi Ve Karakter Betimlemeleri

Çizgi Kitabevi

%20 İndirim
Adet:  


Etiket Fiyatı: 30,00 TL
Kitapbulan Fiyatı: 24,00 TL
Kazancınız: 6,00 TL
Kazanacağınız Puan: 48
Fiyatlarımıza KDV dahildir.
Batının siyasal modeli Şehir değil Toplama Kampıdır. Atina değil Auschwitz'dir. Bugüne dek Auschwitz hakkında çok şey söylendi, birçok çalışma yapıldı. Ama tarihsel bir perspektiften anlaşılır kabul edilen pek çok şey, felsefi açıdan muğlâklığını hâlâ koruyor. Yirminci yüzyılın önde gelen felsefecilerinden Giorgio Agamben'in çalışması, bugün etik adına ileri sürülen ilkelerin hiçbirinin belirleyici sınavdan, Auschvvitz'in bizi karşı karşıya bıraktığı etik sınavdan geçemediğini söylüyor bize. Agamben kurtulanların tanıklığının özünde önemli bir boşluk içerdiğine dikkat çekiyor. Kurtulanlar, hayatta kalanlar tanıklık edilmesi olanaksız bir şeye tanıklık etmek zorunda bırakıldıkları için tanıklıkları bir boşluk içeriyor. Agamben bu çarpıcı çalışmasında tanıklığın özündeki bu boşluğu sorguluyor. Daha doğrusu olmayan bir şeye kulak vermeye çalışıyor. Eğer insana tanıklık eden tek kişi, insanlığı bütünüyle yok olmuş kişiyse, bu insan ile insan-olmayan arasındaki özdeşliğin asla tam olmadığı ve insanı tamamen yok etmenin gerçekten mümkün olmadığı, daima bir şeyin geride kaldığı anlamına gelir. Tanık da işte bu artakalandır. diyor bize. Tanığı böyle kavradıktan sonra, Auschwitz'in ardından etik adına geliştirilmiş öğretilerin neredeyse hepsini bir kenara bırakarak, Antik Yunan'dan günümüze, Spinoza'dan Nietzsche'ye, Kierkegaad'dan Heidegger'e, Benjamin'den Adorno'ya, Blanchot'dan Foucault'ya pek çok felsefeciyle hesaplaşıp, geleceğin yeni etik sınırlarının haritasını çizmeye yöneliyor.

Başa Dön